Fikir MayasI

Sunday, January 16, 2005

Evlilik hayalleri

Herkesin hayalleri, umutlari, beklentileri vardir hayattan. Hele ki gencken, hele ki hayatin acimasiz dislileri tum ciplakligi ile hayalini kurdugunuz gelecegi parca parca etmeye baslamadan once. Ozel birisinizdir siz; binlerce, milyonlarca, milyarlarca olan digerlerinden farklisinizdir, icinizde bir yerlerde hissediyorsunuzdur. Size sizin gibi biri yakisir; ozel biri, size hakkettiginiz gibi davranan, hayallerinizi gerceklestirmenizi mumkun kilan biri.

Bayan iseniz belki beyaz at istemezsiniz ama hep bir prensin hayali canlanir gozlerinizde. Kendinizi prenses gibi hissetmenizi saglayacak biri en azindan… Sizi sahip oldugu bir nesne gibi degil, ucup gidiverecek bir kelebekmis gibi goren… Sizin ile birlikteligin nasil bir sans oldugunun idrakinda… Hergun yeni bir gundur bu prens ile, her an yeni lezzetlere gebedir. Yikanacak kirli camasirlar, temizlenecek pis evler, giyilmekten asinmis ucuz ayakkabilar yoktur bu hayalin icinde.

Bay iseniz yolunuzu bekleyen, her zaman zarif, her zaman bakimli bir prenses hayal edersiniz. Size sonsuz saygisi olan, sizin icin herseyi ve herkesi bir kenara itmeye hazir, ne zaman konusup ne zaman susmasi gerektigini bilen… Onemli olan sizinle birlikte olmaktir onun icin, sahip olduklariniz degil… En zorlu mucadelelerden cikip onun kollarinda bulursunuz huzuru, onunla dolasirsiniz kaf daginin doruklarinda. Gecim derdi, yakinmalar, delik burunlu coraplar yoktur bu hayalin icinde.

Sansli olan bazilarimiz yasarlar bu hayali. Belki bir sureligine…Daha sansli olanlarimiz bu kisa donemi unutmayanlarimiz, her zaman bir tebessum ile hatirlayanlarimizdir. Ama ne yazik ki iliskilerdeki alev harini yitirir cogu zaman, koru bile kalmaz sureyle. Belki de evlenmek iliskiyi buyutmez, saglamlastirmaz aksine butunlugunu eritir gorunmez bir kapta.

Evlenerek soz verirsin diger bireye ve de topluma, birliktelik taahhut altina alinmistir. Seni digerine baglayan sadece sevgiden ibaret degildir artik ve onemini gun be gun yitirmeye mahkumdur. Birlikte oldugun kimseyi hayatinda tutmak icin bir caba ve ozen gostermene pek gerek yoktur. Toplum ve yasalar bu gorevi senin adina evlilik cuzdani denilen kagit parcasi ile ustlenmislerdir. Basini alip gitmeyecegini bildigin esine daha farkli davranmaya baslayiverirsin pek de farkinda olmadan. Banallik, iyi vakit gecirmemek iliskiyi bitirmek icin bir ozur olmaktan cikmistir artik. Fedakarlik yapmaktan cok fedakarlik bekler olursun, hatta bazen bunu hak olarak gorursun kendinde. Sorumluluklar yuklersin karsindakine; copleri dokmesini beklersin, bulasiklari yikamasini beklersin, kahvaltiyi hazirlamasini beklersin, faturalari odemesini beklersin… Tum bunlar istenildigi icin degil oyle luzum ettigi icin yapilir.

Hic de oyle degil diyenler, “Evlenmeye neden gerek duydunuz peki?” sorusunu cevaplamakta zorlanirlar cogu zaman. Iliskinin ne anlama geldigini anlayamamislar “Birbirimizi sevdigimiz icin” ya da“Aile kurmak, coluk cocuga sahip olmak icin” ya da “Yapayalniz olmemek icin” turunde safca cevaplar verirler cogu zaman. Daha mantikli ve durust olanlar “Sundugu yasal imkanlardan yararlanmak icin” derler. Cok azi iclerinde bir yerde “Seni elimde tutabilmenin en garantili yolu bu” gorusunu itiraf edebilirler.

Mutlu bir birlikteligi, mutlu bir evlilige donusturmus insanlar da vardir ama aslinda onlarin hicbir zaman evlenmeye ihtiyaclari olmamistir...

1 Comments:

  • Inaniyorum ki hayattaki bircok temel kavram gibi evlilik de genelin cok kullandigi ama bireyin kendisine has anlamini bilmedigi bir kavram. Yani bazilari evlilik kendileri icin ne ifade ettigini dusunmezken bazilarilariysa bunun gayet farkinda olup aciga vurmuyorlar. Diger degisle niye evlendigini cok iyi bilip de aciklayabilen azinligin haricinde iki evli insan grubu var: 1) Dusunmemisler 2) Ortbascilar

    Dusunmemisler, toplum da boyle yapiyor, dinimiz emrediyor, 30'undan sonra da evde kalmamak lazim gibi kalip sebeplerle evliligi kacinilmaz yasam sureci olarak kabul edenler oluyor.

    Ortbascilar ise daha kotu niyetli. Esasinda onlar yazarin gordugu gibi 'saf' degil, bence kendi ortbaslarina kendilerini bile inandirabilmis duzenbazlar. Bu yuzden bunlari yazarin 'saf' olarak nitelemesine sasirmadim. Yazarin da dedigi gibi "yalniz olmemek icin" evlenenlerin evlendikleri kisiyi bir nevi sigorta olarak gordukleri asikar. "Severek evlenenler" grubunun icine de kimler giriyor bakmak lazim: Cocuklugundan beri gorulmemis ilgiyi doyurmak icin evlenenler, evlendigini benimsemese de daha iyisini bulamayacagini dusunen ozguvensizler, ayni kisiye parasi az olsaydi yuz bile vermeyecekler, kendi gelecegiyle istenilen mekanlara gidilmeyip istenilen yasami suremeyeceklerini dusunup de evlilikle bu umitsiz gelecegi degistirmeyi dusunen firsatcilar, ve daha ve dahalari bu kategoriye rahatca dahil edilebilir. Yazar iyi teshis etmis ki bu kategorideki insanlarin evlenmekten esas gayesi eldekini kacirmamaktir. Cunku evlilik onlar icin maddi ve/veya manevi firsattir.

    Bu elestiriye tek dahil edilmemesi gerekenlerse buyuk azinliktaki "harbiden seven" insanlardir ki bu harbi asiklar hayatin en olu veya zorlu zamanlarinda bile uyumu bulabilmis, birlikte yasami tekli yasamdan her iki taraf icin de daha zevkli ve yararli hale getirebilmis, iliski de sayginin ve ilginin kiymetini takdir edebilmis ciftlerdir. Gelin bu harbi asiklarin toplumlardaki yuzdesini siz dusunun. Ama sayilari ne olursa olsun yazarin da dedigi gibi bu grubun ne evlilige ne de kanuni bir tasdige ihtiyaci vardir. Onlar gonul cennetinde nikahlarini coktan kiymistir. Bu insanlarin formalite dunyasina kapilarini sikica kapatmis olmalari dilegimdir.

    By Blogger Sari Firtina!, at 7:23 PM  

Post a Comment

<< Home